|
..:Akıllı Eşek
Milletvekilinin biri, bir köyü gezerken, bağlı olduğu değirmeni
döndüren bir eşek görmüş. Yanındaki köylüye sormuş; Bu eşeğin
boynundaki zil ne işe yarıyor ? Efendim, demiş köylü, o zil
sustuğunda eşeğin durduğunu anlıyorum. Müdahale edince tekrar
harekete başlıyor. Akıllıca ,demiş vekil peki eşek olduğu yerde
durupta başını sağa sola sallarsa nereden anlayacaksın
durduğunu? Anlayamam ama, ne gezer efendim sizin gibi akıllı
eşek buralarda…
--------------------------------------------------------------------------------
..:Üniversite Hastanesi
Yaslıca, ancak kadınların yaşlanabileceği kadar yaslı bir hanıma
bir türlü teşhis konulamıyor. Kadıncağız yirmi sekiz gündür
hastahanede yatmakta ve hiç bir sonuç yok. Belki dikkatinizi
çekmiştir, üniversite hastahanelerinde garip bir hiyerarşi
vardır. Ord. Prof. basta, arkasında Doç'lar, sonrasında
başasistanlar ve bir iki parlak öğrenci üçgen düzende
"Vizitelere" uçarak giderler. Yine böyle bir gün ve tüm kadro
hastanın başında. Ord. Prof sorar:
- Radyolojik tetkikler? Hemen filmler ışıklı panoya
yerlestirilir. Sert ve kararlı bir ses:
- EKG ? Derhal "Trase" hocanın önüne serilir,
- Eforlusu ? O da hemen açılır hocanin önüne.
- Laboratuvar tetkikleri? Her sey önceden hazirlanmistir.
- Elektroansefalografi ?
- Buyrun hocam.
- Emar ? Disarida çektirilmis(!) emar da konulur büyük patronun
önüne.
- Sintigrafi? Anjiyo?... derken büyük şef sorar :
- Scan oldu mu ?(ingilizce telafuz ediniz) Kadından gelen cılız
bir ses :
- Bi onu yapmadılar !
--------------------------------------------------------------------------------
..:Pahalı bir ev
İşten gelen kadını, kocası evde beklemektedir. Hemen konuya
girer:
-"Hayatım, hani sen aylardır daha pahalı bir evde yaşamak
istediğini söylüyordun ya; müjde karıcım, isteğin gerçek
oluyor."
-"Gerçekten miii! Ne zaman taşınıyoruz, hemen hazırlanalım!"
-"Hayır karıcım, taşınmıyoruz. Ev sahibi kirayı arttırdı."
--------------------------------------------------------------------------------
..:Kibir Suçu
Kadın günah çıkarma hücresine girmiş, başlamış anlatmaya.."Beni
bağışlayın peder.. Kitapta yazılı yedi büyük günahtan birini,
kibir suçunu işledim. Günde iki defa uzun uzun aynaya bakıyor
kendi kendime 'Ben ne güzel bir kadınım' diyorum.." Peder
aradaki kafes pencereyi açıp kadına yakından bakmış
"Hanımefendi" demiş.. "Size çok iyi haberlerim var. Günahınız
yok.. Yanlışınız var.."
--------------------------------------------------------------------------------
..:Peder ler Yalan Söylemez
Oldukça seçkin görünüşlü bir bayan uçakla İsviçreden
dönmekteydi. Yanında oturmakta olan rahibe
- Özür dilerim peder, sizden bir iyilik isteyebilir miyim?" diye
sordu.
-Rahip " Elbette kızım, senin i? ne yapabilirim?" diye
cevapladı.
- Kadın "Kendime yeni bir epilasyon aleti aldım ve buna oldukça
bir para saydım. Sanırım limitlerin oldukça aştım ve geçerken
elimden alırlar diye korkuyorum. Acaba gümrükten geçişte bunu
cübbenizin altına saklayabilir misiniz?"
-Rahip "Tabi ki yapabilirim evladım ama biliyorsunuz ki ben
yalan söyleyemem." diye yanıtladı.
-Kadın " Peder, eminim ki size soru filan sormazlar" dedi ve
pahalı epilasyon aletini pedere verdi. Uçak havaalanına vardı.
Peder gümrükten geçeceği sırada görevli
-"Peder, bildireceğiniz herhangi bir yükünüz var m?" diye sordu.
Bunun üzerine
- Peder "Başımdan kuşağıma kadarki bölümde açıklayacağım
herhangi birşey yok, evladım" dedi Bu yanıtı garip bulan görevli
- "Peki kuşağınızın altında kalan bölümde neyiniz var?" diye
sordu.
- Peder yanıtlad
-: "Kadınların kullanımı için dizayn edilmiş mükemmel, küçük bir
alet var, ancak şimdiye kadar hiç kullanılmadı!!" Görevli
kahkahadan kırılarak: "Tamam peder geçebilirsin, sıradaki!.."
--------------------------------------------------------------------------------
..:Otobüs Şöförü Hidayet
Hidayet ölünce cennetin kapısında kuyruğa girer. Hemen önünde
bekleyen adam Peder dir. Kapıda bir melek beklemektedir. Melek
Peder e sorar:
- Hiç günahın var mı Peder ?
- Aziz melek ben rahiptim. Tüm hayatım boyunca hep tanrıma dua
ettim. Karıma ve çocuklarıma sadık kaldım. İnsanlara ve
hayvanlara hep yardım ettim.
- Melek : Çok iyi bunları biliyorduk zaten al sana cennetin
gümüş anahtarı der ve sonra Hidayet'e döner. Senin hiç günahın
var mı Hidayet?
- Hidayet : Ben de her zaman hayvanlara ve insanlara iyilik
yapardım. Tanrıya dua etmedim açıkçası, inancım da zayıftı ve
bir günahım vardı. Çok sert ve hızlı otobüs kullanırdım.
- Melek Hidayet'e döner ve bunu da biliyoruz. Çok iyi al sana
cennetin altın anahtarı...
- Peder bu olaya sinirlenir. Ben hayatımı tanrıya adadım siz de
gidip bu adamı cennette benden üstün tutuyorsunuz haksızlık
değil mi ?
- Melek gülerek.. "Oğlum sen vaaz verirken herkes uyuyordu, ama
Hidayet otobüs kullanırken herkes dua ediyordu...
--------------------------------------------------------------------------------
..:Evlenme Teklifi
Bir gece.. Genç kız evine biraz üzgün dönmüştü... annesine, "Bir
saat önce Kemal evlenme teklif etti" dedi... Annesi ; "Peki
neden böyle üzgün duruyorsun o zaman?" diye sordu... "Kemal
ateist olduğunu itiraf etti. Cehennemin varlığını bile inkar
ediyor"... Annesi cevap verdi... "Sen yine de evlen kızım...
ikimizin arasında kalsın... Nasıl olsa kısa zamanda yannıldığını
ispatlarız biz ona".
--------------------------------------------------------------------------------
..:Kumda Yetişiyor
Plajın bol adaleli yakışıklısı, bir sabah duştan çıkmış hayran
hayran kendisini seyrederken bir bakmış ki, tüm vücudu güneş
yanığı. Yalnız orası!!! süt beyazı.. Içine sinmemiş. Onuda
yakacak. Doğru plaja gitmiş , güneş doğarken soyunmuş tamamen
kendini kuma gömmüş. Heryer kumun altında...Orası dışarıda.. İki
ihtiyar hanımefendi , sabah yürüyüşüne çıkmışlar erkenden...
Ellerinde baston... Birden kumdan dışarı çıkmış şeyi
görmüşler.... Biri etrafinda dolaşmış. Bastonu ile orasına
burasına dokunmuş. Sonrada arkadaşına dönmüş.. "Dünyanın adaleti
yok" demiş. 'Nasıl Yani' demiş öteki 'Nasıl Olacak' demiş yaşlı
kadın.....Bak şimdi bu nesne varya bu nesne:
- 10 yaşımdayken merak ettim
- 20 yaşımda tanıştım.
- 30 yaşımda hoşlanmaya başladım.
- 40 yaşımda peşine düştüm.
- 50 yaşımda satın alır oldum .
- 60 yaşımda bulmak için adaklar adadım.
- 70 yaşımda unuttum... Ve bastonu ile dokunarak bir daha işaret
etmiş:
-" Şimdi 80 yaşındayım , bu allahın belası şey kumda bile
yetişmeye başlamış ama benim eğilip dokunacak halim bile yok".
--------------------------------------------------------------------------------
..:İyi Ki
- Iyi ki dügünümüzü Belçika'da yapalim demissin Goncagül
- Güzel oldu, degil mi Muhittin?
- Evet canim, herkes disarda evleniyor, bizim neyimiz eksik?
- Beni kirmadigin için tesekkür ederim.
- Sen istersin de ben yapmam mi bitanem?
- Muhittin, sana geçmisimle ilgili bir sey anlatmak istiyorum.
- Önce duvagini çözseydik Goncagülüm.
- Çözeriz, dur bi... çok önemli bu.
- E, ama sirasi mi simdi? neyse, anlat bari.
- Ben küçükken tecavüze ugradim.
- Çok üzüldüm bebegim. Ama su an kendini iyi hissediyorsan
önemli degil.
- Simdi iyiyim de bunlari bilmen lazim.
- Yakinlarindan biri tarafindan mi?...
- Yok, bi bakkal vardi bizim mahallede...
- Bakkal mi?
- Evet. Elma sekeri satiyordu, güzel çikolatalar filan.
- Eee?
- Iste, bir gün bana, Tarik depoya gelsene dedi.
- Tarik kim?
- Anlatacagim bir tanem, sakin ol bi.
--------------------------------------------------------------------------------
..:Çinli ve Spielberg
Bir Çinli bir bara girer ve orada Steven Spielberg'i görür onun
bir hayranı olduğu için yanına koşar ve imzalı bir fotograf
ister Spielberg beklenmedik bir sekilde Çinli'yi tokatlar şaşkın
Çin'li sorar:
- "Neden böyle yaptınız?"
- Spielberg "Siz II. Dünya Savaşında bizim Pearl Harbour
limanını bombaladınız" Çin'li daha da şaşkın:
- "Ama onlar Japonlardı, ben ise Çin'liyim.!.." Spielberg: "
Çin'li, Japon, Koreli, Vietnamlı, hepsi aynı bok" Bunun üzerine
Çin'li de Spielberg'e bir tokat atar. Bu defa şaşkın
-Spielberg sorar: "Peki sen beni niye tokatladın?"
- Çin'li: "Siz de Titanic'i batırdınız, Titanik'deki yolcular
arasında benim atalarım vardı"
-Spielberg: "Manyak mısın, Titanik'i batıran bir 'Aysberg'di"
-Çin'li: "Aysberg, Spielberg, Carlsberg, hepsi aynı bok"
 |